Kötü Deneyimi Unutmak Daha Zordur

6 Mart 2015 Cuma (10:04) tarihinde, Tasarım, Yaşam altına eklendi.

Bir günde başımıza gelen 20 güzel olay eğer çok büyük bir dönüm noktası değilse o günün akşamı unutulur ve bir daha lafı geçmedikçe kafa yorulmaz. Fakat kötü bir deneyim yaşarsak (örneğin, metronun arıza yapması sebebiyle 10 dakika fazladan beklemek gibi) uyumadan önce başımızı yastığa koyduğumuzda bile bu olumsuz deneyimi düşünüyorken bulabiliriz kendimizi.

Arayüz de böyledir. Kullanıcı siteyi/uygulamayı görüntülüyorken o ürünü yaşıyordur bir süreliğine. Eğer iyi bir şeyler sunulmuşsa her şey olağan ve yolunda olacağından aklından arayüz ile ilgili gereksiz sorular geçmez. Doğrudan tüketilecek bilgiye ya da kendisinden istenilen veriye odaklanır.

Ancak tersi bir durumda; kullanıcı zorluk çektiyse, aradığını kolayca bulamadıysa, istediğini 2-3 adımda halledemediyse, çoğunlukla verilen hizmetin bir alternatifine yönlenmeyi düşünür. Kullanıcının bir alternatifi yoksa, yani işini o arayüz üzerinden halletmesi gerekiyorsa, stres başlar. Yaşadığı kötü deneyim viral bir etkiyle büyür. Bu deneyimi yaşayan kullanıcıların sayısı çoksa bu etkinin alanı da genişler. Korkutucu olacak biraz belki ama sonunuzu dahi getirebilir. (Daha sonra, kötü deneyim yaşatmanın nasıl sonunuzu getirebileceğinin bir örneği için “indirmiş gibi görünüp bindiren çakal işletmeci” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.)

Örneklerle pekiştirmek gerekirse:

Dava 1: Bir haber sitesini ele alalım. Kullanıcısını arayüzündeki işaretlerle (görüntü, metin, simge) sık sık aldatıyorsa, tık almak için ucu açık manşetler atıyorsa, görsellerdeki insanların yüzünü kullanıcı bir sayfa daha gezsin diye mozaikliyorsa, uzunca bir konuşma metninden sadece başka yöne çekilebilecek bir cümleyi artniyetle cımbızlıyorsa bir süre sonra kullanıcı siteyi yer imlerinden çıkaracaktır. Sosyal medya hesaplarını takip ediyorsa takip etmeyi bırakacaktır ve bunu yapmak aklına geldiğinde genellikle iki kez düşünmeyecektir.

Dava 2: Bir alışveriş uygulamasını ele alalım. Hiçbir yerde bulunamayan çok özel ürünler satmıyorsa en iyi ihtimalle uygulamadan değil de alışveriş hizmetinin sağlandığı masaüstü veya mobil web sitesi üzerinden işini halletmeyi düşünebilir. Diğer bir senaryo ise, uğraşmadan doğrudan uygulamayı siler ve yukarıda da sözünü ettiğim gibi alternatiflere yönelir, yüzlerce alışveriş sitesinden birini kullanmayı düşünür.

Bunun gibi yüzlerce örnek çıkabilir. Bu nedenle, oluşturacağınız arayüzlerin kullanıcısını/hedef kitleyi çok iyi tanımak önceliğiniz olmalıdır. Konu ile yakından ilgili Kullanıcı merkezli arayüz tasarlamak üzerine makaleme de gözatmak isteyebilirsiniz.

Bu gönderinin faydalı olabileceğini düşünüyorsanız paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Bunlar da İlginizi Çekebilir


İyi Tasarım Nedir? Objectified'ı izledim az önce. Sıcak sıcak yazayım dedim. Sir Jonathan Ive'ın dombili olmadan önceki zamanlarını görebileceğimiz bir belgesel. Ive,... 19 Nisan 2017 Çarşamba günü eklendi.
Çevrimiçi Video Dağılımına Genel Bir Bakış (İnfografik) OpenSlate verilerine dayanarak, zirvedeki 1000 YouTube kanalı bazında çevrimiçi video dağılımına gözatacağız. Twitter’da sevgili... 20 Ekim 2012 Cumartesi günü eklendi.
BMW’nin Gelecek 100 Yılını Anlatan Ultra Fütürist Otomobil Konsepti Torunlar binecek, vuracak kırbacı, vuracak kırbacı. Dibim düştü diyebilirim. Etkinlik ve araç ile ilgili haberi okumak için DH'ye gözatabilirsiniz.... 9 Mart 2016 Çarşamba günü eklendi.
Daha fazlası için tıklayınız →

Numan Çebi Merhaba! Ben Numan. Henüz tanışmadıysak, ben kullanıcı-merkezli web siteleri ve mobil uygulama arayüzleri tasarlıyorum. Hakkımda daha fazla bilgiye buradan erişebilirsiniz. → Bu blog sayfasında ise sosyal ağlarda kaybolmasını istemediğim konularda, 2007'den beri üşenmeden ara ara yazmaya devam ediyorum. RSS
Öne Çıkarılanlar
Apple ile “Akışkan Arayüzler Tasarlamak” Üzerine, Ders Niteliğinde Sunum Bir günde başımıza gelen 20 güzel olay eğer çok büyük bir dönüm noktası değilse o günün akşamı unutulur ve bir daha lafı geçmedikçe kafa... 8 Haziran 2018 Cuma günü eklendi.
Neden Venezüela’ya Taşınmıyoruz? Bir günde başımıza gelen 20 güzel olay eğer çok büyük bir dönüm noktası değilse o günün akşamı unutulur ve bir daha lafı geçmedikçe kafa... 24 Mayıs 2018 Perşembe günü eklendi.
UXistanbul 2017 ve Karl Gilis’in “İlk Buluşma Prensibi” Bir günde başımıza gelen 20 güzel olay eğer çok büyük bir dönüm noktası değilse o günün akşamı unutulur ve bir daha lafı geçmedikçe kafa... 11 Mayıs 2017 Perşembe günü eklendi.
UX Alive 2017’den “UX Ne ki?” Diyenleri de İlgilendiren Notlarım ve Konferans Günü Özeti Bir günde başımıza gelen 20 güzel olay eğer çok büyük bir dönüm noktası değilse o günün akşamı unutulur ve bir daha lafı geçmedikçe kafa... 3 Mayıs 2017 Çarşamba günü eklendi.
📚 Kitap Tavsiyelerim (2017) Bir günde başımıza gelen 20 güzel olay eğer çok büyük bir dönüm noktası değilse o günün akşamı unutulur ve bir daha lafı geçmedikçe kafa... 18 Nisan 2017 Salı günü eklendi.
Blogumda Google ile hızlı arama yapabilirsiniz.

Bu sitede yer alan içerikler izinsiz kopyalanamaz, kaynak belirtilmeksizin alıntılanamaz. (Gerektiği durumda lütfen e-posta ile bildiriniz.) Hassasiyetiniz icin teşekkür ederim.

TELIF HAKKI, 2007-2019 NUMANCEBI.COM