Tasarımın bir gün bile hayatımdan eksik olmadığı 20 yılın ardından “iç dökümü”

19 Eylül 2022
İş Dünyası, Kişisel, Tasarım

Tasarıma kendim için potansiyel bir meslek gözüyle bakmaya başlayalı tam 20 yıl oldu. 16 yıldan uzun süredir de çeşitli -bana göre çok da önemi olmayan ama sektör gereği kullandığımız- ön eklerle, özünde “tasarımcı” olarak hizmet veriyorum. Bu uğurda saçları da beyazlattık (Şekil A, aşağıda).

2002-2006 arası, yaratıcılığın ön planda olduğu bir meslek seçeceğim kesindi ancak bunun hangi iş dalı olacağına karar verene kadar birkaç yıl, deneyimleyerek karar vermek istemiştim. Nihayetinde arayüz tasarımının (o zamanlar masaüstü uygulamalar ve gündelik makinelerin arabirimleri dışında pek uygulama olmadığı için “web tasarım” diyorduk adına sadece) yapmak istediğim şey olduğuna karar verdiğimde; profesyonel destek alarak, eğitimlerle ve kişisel çabalarımla, küçük işler alarak, bolca konsept çalışmalar da yaparak bu alanda kendimi geliştirdim.

Bu süreçte arayüz tasarımı dışında, farklı alanlarda da çalışmalarım oldu; örneğin animasyon tasarımı ve video prodüksiyon, keyif alsam da deneyip “ilerlemek istemediğim” alanlardan bazılarıydı. 2006’da kesin olarak arayüz ve grafik tasarım alanında hizmet vermeye başladım. O zamandan beri de tasarım bir gün olsun hayatımdan eksik olmadı. Bir şey üretemediğim günlerde bile üreteceğim bir sonraki günün hesabını yapıyordum istemsizce, bu çok değişmedi.

Serbest tasarımcı olarak ve tam zamanlı olarak askerlik yaşına basmış bir deneyim süresince bu meslekteyim. Hala heyecanlıyım, hala bilmediğim çok şey olduğunu düşünüyorum, hala araştırıyorum ve öğrenmeye devam ediyorum. Bu meslekte “tamam artık” denebilecek bir nokta olduğunu düşünmüyorum, amacı olsa da belirgin bir hedefi olan bir meslek değil, yıl sayısının pek önemi olmasa da mihenk taşı sayılabileceği için 20. yılda bunu dile getiresim geldi ve paylaşıyorum.

Kişisel deneyimden daha önemli gördüğüm ise dokunduğum hayatlar bence. Yıllar içerisinde, hem kişisel olarak hem de çalıştığım yerlerde birçok kişiyi bu alanda birebir destekleyerek mesleği sevdirdiğime inanıyorum. Birçok meraklı arkadaşımıza da birebir iletişimimiz olmasa dahi internet sayesinde (hem blogumdaki yayınlarla, hem özel yazışmalarla) bu alanla ilgili bilgilendirmelere devam ettim. Son dönemde tasarımla ilgili sık sorulan sorular adı altında bir yazı dizisi yayına aldım ve ara sıra yazılar eklemeye devam edeceğim bu seriye. Bu işe merakı olan kimseyi cevapsız bıraktığım olmadı. Yine geçenlerde blogumun İngilizce versiyonunu Medium’da hayata geçirdim, yavaş yavaş fırsat buldukça orayı da aktif tutmak istiyorum.

Bunun yanı sıra, diğer gurur verici detay da her gün milyonlarca insanın kullandığı servislerde parmağımın oluşu; bu muhteşem bir haz. Bu yazıyı okuyorsanız, yani Türkçe konuşan bir internet kullanıcısı iseniz, muhtemelen geçmişte benim de parçası olduğum bir projeye tıklamışsınızdır ya da dokunmuşsunuzdur. Binin üzerinde irili ufaklı projede parmağım var. Neymiş bu projeler diye merak ederseniz, adet olarak çok küçük ama etkili bir kısmını (yine 100’ün üzerinde ama yüzde olarak çok azı) LinkedIn profilimin projeler bölümünde listelemiştim ama takdir edersiniz ki bunca yıllık işlerin tamamını hatırlamak pek kolay değil, dün ne yediğini unutan biri için özellikle.

İmkanlar el verdikçe, simülasyon tamamlanana kadar bu meslekten kopmadan devam etmek niyetindeyim. Bir 10 yıl sonra dönüp de bugünlere bakınca iyi hissetmek ümidiyle…

🪞 Yansıma içerik: Daha önce bir sosyal ağda yayımlanmıştır. 19.9.22 tarihinde blog.numancebi.com adresinde yayımlanmış olan "Tasarımın bir gün bile hayatımdan eksik olmadığı 20 yılın ardından “iç dökümü”" başlıklı bu yazı izinsiz kopyalanamaz, kaynak belirtilmeksizin alıntılanamaz. Gerektiği durumda lütfen e-posta ile izin isteyiniz. Hassasiyetiniz icin teşekkür ederim. Web ve uygulama arayüz tasarımı, UX danışmanlığı veya başka bir tasarımsal ihtiyacınız varsa kişisel siteme göz atın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.