Enflasyonu %450’den %16’ya düşürmek: 1980’lerde İsrail bunun üstesinden nasıl geldi?

14 Temmuz 2022 Perşembe 18:48
Belgesel, Ekonomi

Dün gece (aslında bugün sayılır, çünkü sabaha karşı 4:00’tü), Netflix’te yeni yayımlanan, 2018 yapımı Shimon Peres belgeselini izliyordum. İzlemek isteyenler için tam adı, “Never Stop Dreaming: The Life and Legacy of Shimon Peres”. George Clooney tarafından anlatıcılığı yapılmış.

Peres’i hatırlamayanlar, O’nu Erdoğan’ın Davos’taki “One Minute” polemiğinden belki hatırlar. Belgesel, İsrail-Filistin olaylarına -doğal olarak- İsrail tarafından bakıyor. Tarafsız değil ancak asla tümüyle yalanlanabilir de değil. Halkı-haksız, ne taraftan baktığınıza göre değişir, her konuda olduğu gibi.

Belgesel, Peres’in hayatını anlatırken, İsrail’in kuruluşu sürecinde ve gelişimindeki rolünü de ele alıyorlar haliyle. O ülke için çok önemli birisi, belki de en önemli üç-beş karakterden biri. Belgeselde 80’ler İsrail ekonomisine (daha da spesifik olmak gerekirse 1984’te yükselişe geçen ani ekonomik krize) aşağıdaki sözlerle değiniliyor;

❝ Enflasyon o kadar yükseldi ki; %1000’i aşma tehlikesi ufuktaydı, market ve mağazalarda fiyatlar her gün değişiyordu, yatırımcılar ülkeden kaçıyordu. ❞

Pek bir tanıdık geldi. Özellikle fiyatların her gün güncellenmesi (bunun adı zam değil artık, biliyorsunuz) konusu çok “bizden” ne yazık ki. Sabahın 4’ünde bu da bana dert oldu. Aslında bunların benzerlerini yaşıyoruz ve daha da acısı aslında yaşamak zorunda olmadığımız halde yaşıyor olmamız.

İsrail’in o dönem bu ekonomik buhranın üstesinden nasıl geldiği de anlatılılıyor belgeselde. En büyük etkeni şöyle tek cümlede özetlemem gerekirse: “Bakanlıkların bütçelerini azaltarak.”

Shimon Peres, kendi ifadeleriyle “gözlerinin yaşına bakmadan, gerekirse arkadaşlıklarımı bozarak” bakanlıkların bütçelerini azaltmış ve etkilerini çok kısa sürede görmeye başlamışlar.

Sadece 6 hafta içerisinde enflasyon düşmeye başlamış. Bu ve benzeri kesintiler ve önlemler neticesinde yıllık enflasyon %16’ya kadar gerilemiş. Çıktığı en yüksek nokta olan %450’lerden… Ekonomi kötüye giderken, aynı şekilde devam edilirse %1000’leri bulacağı beklenen enflasyon… %16’ya…

Belgeselde söz edilmeyen başka önlemler de alınmıştı elbette. Küçük bir araştırma ile ulaştıklarım şunlardı:

  • Bakanlık bütçelerinin yanında, diğer devlet harcamalarında da önemli kesintiler.
  • Ücret kontrollerini yürürlüğe koymak için o zamanlar güçlü olan işçi sendikası ile bir anlaşmaya varmak, böylece yaygın ücreti fiyat enflasyonundan ayırmak.
  • Çok çeşitli temel ürün ve hizmetler üzerinde geçici fiyat kontrolleri uygulayan acil durum önlemleri.
  • Şekel’de keskin bir devalüasyon ve ardından uzun vadeli sabit döviz kuru politikası. (Bu madde de bir yerlerden tanıdık ama o yerde bu işe yaramıyor pek.)
  • İsrail Bankası’nın hükümet açıklarını kapatmak için para basma kabiliyetini kısıtlamak. (Hay Allah!)

Ya neyse, ben bir şey demiyorum. İstense yapılabiliyor demek ki.

Bu arada Türkiye’de enflasyon son bir yılda TÜİK’e göre %78.62, ENAG’a göre %175.55. Benim kişisel harcamalarımdan elde ettiğim veriye bakılırsa, amiyane tabirle “çarşıda, pazarda” gördüğüm, BGE (Bana Göre Enflasyon) %300.

Ha, ücretli çalışanların aldığı zam oranları mı? Bırakın şimdi… O konuya hiç girmeyelim.


Fotoğraf kaynakları, sırasıyla: 1) Agence France-Presse, 2) Elza Fiuza – Agencia Brasil (Department of Press and Media).

14.7.22 tarihinde blog.numancebi.com adresinde yayımlanmış olan "Enflasyonu %450’den %16’ya düşürmek: 1980’lerde İsrail bunun üstesinden nasıl geldi?" başlıklı bu yazı izinsiz kopyalanamaz, kaynak belirtilmeksizin alıntılanamaz. Gerektiği durumda lütfen e-posta ile izin isteyiniz. Hassasiyetiniz icin teşekkür ederim.

Bu blogda 2007'den beri sosyal ağlarda kaybolmasını istemediğim konularda yazıyorum. İşlerim ve benim hakkımda bilgi edinmek için portföyüme gözatın.
2007-2022 © blog.numancebi.com