Hepimizin Hikayesi: Sapiens

19 Mart 2017 Pazar (15:59) tarihinde, Bilim, Editörün Seçimi, Felsefe, Kitap altına eklendi.

Yeni bir şeyler okuyasım var diye aklımdan geçirdiğim günlerden birinde (tam zamanı da belli; 15 Ocak 2017 akşam üzeri) bir arkadaşımın Instagram hikayesinde (hani şu 24 saat sonra kaybolan var ya) paylaştığı fotoğrafta elindeki kitap ilgimi çekti. Kitap o ana kadar birkaç kez karşıma çıkmıştı ama tuğla gibi olduğu için gözümü korkutuyordu. O esnada vaktim vardı ve kitap hakkında kısa bir araştırma yaptım. Kitabın orijinal adı Sapiens: A Brief History of Humankind (Sapiens: İnsanoğlu’nun Kısa Tarihi) ama Türkçeye Hayvanlardan Tanrılara Sapiens olarak çevrilmiş, asıl çeviri ise kitabın kapağı üzerinde bir damga gibi duruyor.

Sadede gelelim. Konusu ilgimi çekti, insan olduğumdan olabilir. 😁

Kitabın tanıtımında kullanılan açıklamanın bir kısmında, kitabın aşağıdaki sorulara yanıt aradığından bahsedilmiş. Önce onlara bir gözatalım, sonra kitap hakkında söyleyeceğim birkaç şey var.

– Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?
– Para neden herkesin güvendiği tek şey?
– Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?
– Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?
– Geleceğin dini bilim mi?
– İnsanların miadı çoktan doldu mu?

Kitap temelde bunlardan bahsediyor ama yüzlerce sayfa sadece bu cümlelerle özetlenemez elbette.

Fanatik ateistseniz ve bu kitabı okursanız muhtemelen çok haklı olduğunuzu düşünecek ve ateizme daha sıkı sarılacaksınız.

Koyu dindarsanız, en revaçta olan dinlerden birine gönülden bağlıysanız ve bu kitabı okursanız muhtemelen kitap boyunca sık sık “töbe haşa, olur mu canım” diyecek, kitabın sonlarına doğru bir ihtimal o malum karikatürdeki (yanda) gibi bir şeyler mırıldanacaksınız.

Her türlü bilgiye aç iseniz (en sevdiğim tür) muhtemelen kitap boyunca, en sevdiğiniz dizinin bir sonraki bölümünü iple çeker gibi aceleci olacaksınız.

Ben bu kitabı “sadece” işe gidip gelirken yolda okudum. Normalde kitap veya dergi okumadığım zamanlarda yolda dizi izliyorum. Gotham, Designated Survivor gibi dizilerin devamını izleyebilmek için “bir an önce akşam olsun, eve dönüş yoluna gireyim” ya da “sabah olsun da iş için yola koyulayım” diye aklımdan geçiriyorum. The Office ve Key and Peele klasmanındaki dizilerdeyse bu his olmuyor, anlık keyif veriyor bu diziler, bilirsiniz.

Sapiens’in sayfalarını “hedefe ulaşmadan ne kadar okusam kârdır” düşüncesiyle çevirip kendimle yarışıyordum diyebiliriz. Yolda bir tanıdığa rastlamak en istemediğim şeydi, bu kitabı okurken lafa tutulmak hiç hoşuma gitmiyordu açıkçası.

Bu kitabı neden okumalıyız? Yanıtı başlıkta. Bu hepimizin hikayesi. Desteksiz sallamalar yok içinde. Yukarıda “şu ya da bu olarak okursanız” dememin sebebi buydu. Destekli, kanıtlı yazıldığı için bir takım okuyucuları rahatsız edebilecek kadar acı gerçekler barındırıyor. Yine de onların da hikayesi bu. Tam olarak bu nedenle okunmalı ve okutulmalı.

Nereden geldik, nereye gidiyoruzdan ziyade benim daha çok hoşuma giden; gelirken neler yaşamışız ve ne gibi şeyler türümüze normal gelmiş, neler olacağı ön görülüyormuş da neler gerçekleşememiş, şimdi neler arzuluyoruz ve bunların ne kadarı gerçekçi?

30’dan fazla dile çevrilen kitabın Türkçeleştirilmesi esnasında çevirmen Ertuğrul Genç‘in aşağıdaki gibi bizden örnekler vermesi hoşuma gitti.

“Bu eski Sapienslere, örneğin Türkçe öğretmek, İslam’ın temel öğretilerini anlatmak veya evrim teorisini açıklamak sonuçsuz çabalar olarak kalırdı.”

“Binlerce şempanzeyi İstanbul‘un Kapalıçarşı‘sına, Atatürk Olimpiyat Stadı‘na, Ankara‘daki Meclis binasına ve Mekke’deki Mescid-i Haram’a sıkıştırmaya kalkarsanız, sonuç dev bir kargaşa olacaktır.”

“Örneğin 30 bin yıl önce yaşamış ve günümüz İstanbul‘unun olduğu yerde bulunan bir avcı toplayıcı grubun, günümüz İzmir‘inde bulunan bir gruptan farklı bir dil konuştuğuna inanmak için pek çok sebep vardır.”

“Tarım Devrimi’nden önce tüm gezegenin toplam insan nüfusu günümüz İstanbul‘undan daha azdı.”

“Bir avukat Türk Ceza Kanununun tamamını aklında tutabilir, ancak Cumhuriyetken bu yana Türkiye’de verilmiş tüm mahkeme kararlarını tutamaz.”

“Örneğin Ayşe eğer Ahmet‘in kendisini rahatsız etmesine karşı bir grup üyesinin yardımına ihtiyaç duyuyorsa, Ahmet’in geçen hafta Fatma‘yla kavga ettiğini, dolayısıyla da Fatma’nın bu durumda iyi bir müttefik olacağını hatırlaması önemliydi.”

Bunlar gibi daha çok örnek var kitap içerisinde. Genç bir tarihçi olan İsrailli yazar Yuval Noah Harari, doğrudan buradaki öznelerden söz etmese de kitabın orijinalinde öyle yazılmış gibi hissettiriyor.

Yazıyı yine kitaptan çok güldüğüm ve üzerine düşünme ihtiyacı hissettiğim bir alıntıyla bitirmek istiyorum. Sadece bu örnek bile “neyin peşindeyiz biz yahu” dedirtmeye yeter aslında.

Eski Mısır’da zengin bir adam, asla ilişki problemini karısını Babil’e tatile götürerek çözmeyi düşünmezdi. Bunun yerine karısına, hep istediği şaşaalı bir mezar yaptırırdı.

Sonuç olarak, Instagram hikayelerinin bu kadar işe yarayacağını düşünmezdik hiçbirimiz değil mi? Sapiens’li fotoğrafı hikayesinde paylaşan arkadaşım, benim -daha erken- okumama vesile oldu, ben de başkalarının okumasına vesile olurum belki.

Haydi selametle. 🤙🏻

Bu gönderinin faydalı olabileceğini düşünüyorsanız paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Bunlar da İlginizi Çekebilir


Paris’te 1.70 Euro’ya 24 Saatliğine Bisiklet Kiralamak Mümkün Yanlış okumadınız. :) Servisin adı Velib ve dünyanın en güzel sistemini kurmuşlar. Detayları anlattığım bir video çektim, üşenmez de... 20 Eylül 2016 Salı günü eklendi.
Arayüz Tasarımcılar için Ücretsiz İkon Kaynakları (Kendi Kullandıklarım) İkon (icon/simge) tasarımı başlı başına bir iş. Çoğu arayüz tasarımcı tasarımlarında ikon kullanması gerektiğinde hazır ikon kaynaklarına... 7 Mart 2016 Pazartesi günü eklendi.
AnlatıYorum #3: Ülkeden Çıkarken ATM’lere Bulaşılmaması Gerektiğine Karar Verdim Atatürk Havalimanı'ndaydım. Yurtdışına çıkmadan önce, cüzdanımdaki Euro ve 100 Lira dışındaki tüm paraları (TL'leri) Garanti... 17 Ağustos 2015 Pazartesi günü eklendi.
Daha fazlası için tıklayınız →

Numan Çebi Merhaba! Ben Numan. Henüz tanışmadıysak, ben kullanıcı-merkezli web siteleri ve mobil uygulama arayüzleri tasarlıyorum. Hakkımda daha fazla bilgiye buradan erişebilirsiniz. → Bu blog sayfasında ise sosyal ağlarda kaybolmasını istemediğim konularda, 2007'den beri üşenmeden ara ara yazmaya devam ediyorum. RSS
Öne Çıkarılanlar
Apple ile “Akışkan Arayüzler Tasarlamak” Üzerine, Ders Niteliğinde Sunum Yeni bir şeyler okuyasım var diye aklımdan geçirdiğim günlerden birinde (tam zamanı da belli; 15 Ocak 2017 akşam üzeri) bir arkadaşımın Instagram... 8 Haziran 2018 Cuma günü eklendi.
Neden Venezüela’ya Taşınmıyoruz? Yeni bir şeyler okuyasım var diye aklımdan geçirdiğim günlerden birinde (tam zamanı da belli; 15 Ocak 2017 akşam üzeri) bir arkadaşımın Instagram... 24 Mayıs 2018 Perşembe günü eklendi.
UXistanbul 2017 ve Karl Gilis’in “İlk Buluşma Prensibi” Yeni bir şeyler okuyasım var diye aklımdan geçirdiğim günlerden birinde (tam zamanı da belli; 15 Ocak 2017 akşam üzeri) bir arkadaşımın Instagram... 11 Mayıs 2017 Perşembe günü eklendi.
UX Alive 2017’den “UX Ne ki?” Diyenleri de İlgilendiren Notlarım ve Konferans Günü Özeti Yeni bir şeyler okuyasım var diye aklımdan geçirdiğim günlerden birinde (tam zamanı da belli; 15 Ocak 2017 akşam üzeri) bir arkadaşımın Instagram... 3 Mayıs 2017 Çarşamba günü eklendi.
📚 Kitap Tavsiyelerim (2017) Yeni bir şeyler okuyasım var diye aklımdan geçirdiğim günlerden birinde (tam zamanı da belli; 15 Ocak 2017 akşam üzeri) bir arkadaşımın Instagram... 18 Nisan 2017 Salı günü eklendi.
Blogumda Google ile hızlı arama yapabilirsiniz.

Bu sitede yer alan içerikler izinsiz kopyalanamaz, kaynak belirtilmeksizin alıntılanamaz. (Gerektiği durumda lütfen e-posta ile bildiriniz.) Hassasiyetiniz icin teşekkür ederim.

TELIF HAKKI, 2007-2019 NUMANCEBI.COM